Perişan Anne

Benim evliliğimi bitiren taa en baştan bu evlilikten hayır gelmez diyenler miydi acaba. Onca tecrübeleriyle benden daha iyi gördükleri kesindi. Ama o zamanlar ben bunu nedense görmek istememiştim. Ailemin bütün itirazlarına rağmen eşimle mutlu olacağıma emindim ve bildiğimi okumuştum. Bu durumda ailemin de yanıldıklarını dilemekten başka çareleri kalmamıştı. Onlar yanılmayı çok isteseler hatta buna kendilerini bile inandırmaya çalışıp bana sen haklıymışsın deseler de kalplerinin sesi gözlerinden sessiz sessiz bana ipucu vermeye devam etmişti. Bense yenilmekten mi korktum yoksa mahcup mu olmak istemedim bilmiyordum. Evliliğimin başından beri hak verdiğim aileme nedense durumu hissettirmemek için elimden geleni yapıyordum. Elimden iki çocuk yapmak geliyormuş ki, neyime güvenip de mutlu aile tablosu oluşturmaya çalıştığımı hiç bilemiyordum. İki çocuğuma rağmen evliliğimdeki çatlaklardan sızan hayat enerjimi en sonunda tüketmiştim. Kendi doğrularımızı birbirimizde bir yerlere koymaya çalıştık hep. Ama yer bulamadık. Senin doğrun sana benim doğrum bana diyemedik. Elimizde kalan doğrularımızla öylece kalakaldık. Evet biz eşimle farklıydık ve birbirimizin farkını birbiriyle topladık, çıkardık, böldük, çarptık ama olmadı hep başa sardık. İki tane çocuk da farkımızı net olarak yüzümüze çarptığında artık dönülmez yola girmiştik. Ailemin yüzünde yanılmayı çok istedikleri üzgünlük, benimse içimde perişanlık vardı. Evet perişandım iki küçük çocuğumu da kendi kaderime sürüklediğim, onları da üzdüğüm için çok pişmandım. Eş olma sıfatım düşünce geriye kalan anneliğim içimi çok acıtıyordu. Güçlü olmam gerekliliği yüzüme çarpsa da yapamıyor bir türlü toparlanamıyordum. Ta ki eski soyadımı kullandığım ilk güne kadar. O gün kendime gelircesine toplanma yolunda ilk adımı atmıştım. Anneleri ile soyadları farklı olan ama benim canımdan olan çocuklarım bu durumu hiç hak etmiyorlardı. Evlendiğimdeki gibi her şeye karşı dik duruşum bir anda yeniden gelmişti. İki tane dünya tatlısı çocuğum vardı, onların karşısında dik ve mutlu olmak zorundaydım. Bu zorunluluk başta zor gelse de zamanla yeni hayatıma alışacaktım. Yeni hayatımdaki özgürlüğüm evlenmeden önceki günlerimin huzur ve mutluluğunu bana hatırlatarak gerçekten mutlu olma yolunda en büyük rolü oynamıştı. Eski günlerin sakin ve değerlerle dolu her anı kaybettiğim zamanı ne kadar boşa harcadığımı bir kez daha göstermişti. Şimdi kendime gelmiştim, kaybedecek daha fazla zamanım yoktu. Hayata daha güçlü devam edebilirdim çünkü yanımda benimle hayatımı paylaşacak iki tane birbirinden tatlı sevgi yumaklarım vardı.

Perişan Anne” üzerine bir düşünce

  1. Geri izleme: Yeni bir anne hikayesi eklendi. | Sesli Masallar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir