Hakkımızda

27 Eylül 2017 TRT Kent FM Yol Arkadaşım programında Sevgili Ceren Gencer ile masallarla ilgili yeni projelerimizi konuştuk.

08 Mayıs 2017 Kanal B Biz Bize programında Sevgili Murat Attila ile masallarla ilgili yeni projelerimizi konuştuk.
http://kanalb.com.tr/arsivliste.php?Program=3&L=bizbize%2B08052017bizbize

22 Şubat 2017tarihinde Radyo A’da masalları konuştuk.

12 Mart 2016 tarihinde Hürriyet Ankara’ya çıktık.
http://www.hurriyet.com.tr/uyumadan-once-bir-masal-dinle-40067018

09 Mart 2016 Kanal B Biz Bize programında masalları konuştuk.
http://kanalb.com.tr/arsivliste.php?Program=3&L=bizbize%2B09032016bizbize

29 Şubat 2016 Kanal B Biz Bize programında masalları konuştuk.
http://kanalb.com.tr/arsivliste.php?Program=3&L=bizbize%2B29022016bizbize

10 Ekim 2014 TRT Radyo3 FM Çocukları programına Ege ile konuk olduk.

 

RÖPORTAJLAR

Sevgili Nida ile röportaj

Bana Bir Masal Anlat Anne

mavianne ile röportaj
http://yazarkafe.hurriyet.com.tr/Detail/735330/uyumadan-once-b-r-masal-d-nle

1baba1anne ile röportaj

http://yazarkafe.hurriyet.com.tr/Detail/569703/gulden-gorgulu-guler-le-roportaj

http://www.1baba1anne.com/hikaye-masal/

Anne Olunca Her Şey Başkaymış- 11 Haziran 2014Hayatın Anne olduktan sonra değiştiğini bazen zorluklarının olmasına rağmen onun kokusunu içine çektiğin zaman her şeyin unutulduğunu belki de bir kez daha gösteriyor bu röportaj bize. Hayat Çocukla Çok Güzel demeye devam edeceğim gibi bunu da vurgulamayı hep sürdüreceğim. Bugün bizlerle bir anne beraber oluyor, elinden gelenin en güzelini yapmış ve yapmaya devam ediyor. Hikayeler, masallar anlatırken bizleri ve çocuklarımızı başka yerlere götürebiliyor. Evet bugün bizlerle “Ege’nin Kitabının” yazarı, Hikaye-Masal sitesinin sahibi Gülden Görgülü Güler bizlerle.
Gülden ile iletişime geçmek çok kolay, bütün sosyal medya hesaplarından ona kolaylıkla ulaşabilirsiniz. Hikayelerini dinleyebilirsiniz. Gülden’e çok teşekkür ediyoruz ve bakalım bizler için neler anlatmış, hadi buyrun…

Hamilelik dönemin nasıl geçti? Mide bulantısı, baş dönmesi ,aşerme gibi sorunlar yaşadın mı?
Öncelikle belirtmeliyim ki eşimi çocuk konusunda ikna etmem epey bir zamanımı aldı. Neyse o faslı atlattıktan sonra nasıl olsa hemen olmazın rahatlığıyla yola çıktık. Yol uzun olacak sanmıştık ama gideceğimiz yere hemen vardık. Bu kadar çabuk ben bile beklemiyordum açıkcası. Daha 9 ay var diyerek karşılıklı rahatlamanın ardından ben mutluluktan havalarda uçmaya başladım. Ama Uçuş da çok uzun sürmedi. İlk aylarda başlayan mide bulantısı ilk vuruşunu yapınca direk çakıldım. O neydi öyle bulantı dediğin adamı kusturur. Kusturmayacaksan niye öğürtüp duruyorsun. Yok efendim kuru bulantıymış. Kutu bulantı mı olur. Bulantı dediğin ıslak olur, kusarsın rahatlarsın. Ama nerde…Bütün hamileliğim boyunca ağzımda bir metal tadı öğür öğür durdum. Bunun dışında baş dönmesi falan yaşamadım. Genel olarak iyiydim yani. Gelelim aşerme durumuna. Açıkcası aşerme diye birşey olduğuna inancı pek de olmayanlardanım ben. Zira benim canım hep birşeyler ister. Ekstra birşey olmadı olsa da söylemeyi düşünmüyordum. Zaten adamı zor ikna etmişiz;) Ama sevgili eşim baktı ki ben sakin sakin kendi halimde götürüyorum zorla beni aşertti. Yok olmazmış canımın çektiğini yemezsem şöyle olurmuş böyle olurmuş. Bu bilimsel bir şeymiş falan da filan..Ee madem kendin kaşındın deyip biz de fırsatı değerlendirdik tabi.

Erken doğum ile Ege dünyaya geldi. Neler hissettin? Hazırlıklı mıydın?
Erken doğum olunca ne hissettiğim konusu biraz kargaşaya geldi. Bendeniz biraz planlı, programlı bir insan olarak böyle ani gelişen durumlarda genelde olaydan kopuyorum. Bunda da ilk etapta öyle oldu. Sonrasında da olaydan sen misin kopan görürsün sen dercesine aldım ağzımın payını. Sıralı gitmek gerekirse yok canım değildir diye telaşla doktoru aradığımız 12 Şubat saat 7:30’da 9 Mart’a daha çok vardı aslında. Vakit gelmiş oysa. Bana soracak sanmıştım. Bir iki tekme uff sıkıldım artık burda falan demeler;)) Meğer öyle değilmiş işler. Pat diye de olabiliyormuş. Oldu mu şimdi bu… Oldu oldu hem de öyle bir güzel oldu ki anlatsam kelimeler yetmez. Annesinin balı zaten olmuş 3kg 300gr niye beklesin ki!! Beklesin de annesi haftada bir doktora mı taşınsın, NST incelemelerinde yüreği ağzına mı gelsin, hergün bugün mü yarın mı diye hop oturup hop mu kalksın. 8 aylık kocaman bir bebek olmuş benim bal böcüğüm kendi kararını vermiş hem de normal yollarla güzel güzel!!( bağırta bağırta)) geliyor daha ne yapsın… Başımda normal doğumda kararlı bir koca! okulda beni bekleyen tez hocam, iş yerinde yarım kalan işler ben daha ne olduğunu anlamadan oldu bitti herşey. Her sancının sonu keşke hep bu kadar güzel olsa.
Hayatında çok güzel şeyler yaptın ve yapmaya da devam ediyorsun. Ege’ye ilerde devamlı okuyacağı, onun da çocuklarına gösterebileceği,okuyacağı çok güzel bir hediyen var. Ondan bahsedebilir misin? Nasıl yazmaya karar verdin?
Öncelikle çok teşekkür ederim çok incesin. Evet zor bir karardı. Sonrasında iyi ki de yapmıştım dediğim ilerde çocuğumun, torunlarımın ve hatta belki de çocuğumun torunlarının okuyacağını düşünüp düşünüp heyecandan içimin titrediği bir şey ” Ege’nin Kitabı- Anne olunca her şey başka!”. Her şey işten ayrılmamla başladı. İş yerimde hamileliğimden itibaren haftada bir iki cümle yazdığım notlarıma evde de devam ettim. Dört yıldır not alan ben nasıl olduysa bunu eşimle paylaşmamışım. Sanki paylaşsam katkıda bulunacakmış gibi bir fırça yedim ki sormayın. Gece boyunca kâh gözleri dolarak kâh gülerek okuduğu notlarımı sabaha kitap yapma önerisiyle uyandırdı beni. Hem fikre hem de bu fikrin ondan gelmesine çok şaşırmıştım. Özelini paylaşmayı hiç sevmeyen eşim nasıl olduysa böyle bir öneride bulunmuştu. Hemen arkasından notları okuyan ablam ise dönülmez yola girmemi hızlandırdı. Ve sonuç notlarım kitap oldu.

Masal deyince aklına ne geliyor?En sevdiğin ve Ege’nin devamlı okumanı istediği masal var mı?Paylaşabilir misin bizimle?
Masal deyince aklıma sıcacık şeyler geliyor. Sıcacık bir soba veya alev alev yanan bir şöminede de çıtırdayan odunlar. Yani masalsı bir ortam. Hayal gibi güzel, gerçek gibi etkili. Gelelim Ege’ye.. Ege sanırım 2 yaşından itibaren hep kitap okuyarak uyudu. Yani elinde tuttu, resimlerini tek tek inceledi, arkadan gelen sesimiz ile de kitabın içine girip hayaller kurdu. Ege kitapları çok sevdi. Hepsini defalarca okuttu. En sevdikleri sanırım biçerdöverlerin, traktörlerin ve hayvanların bol bol olduğu çiftlikte geçen hikayeler oldu. Ama ayırması çok zor. Tabi bir de annesinin anlattığı masallar var. İşte onların Ege’de ayrı bir yeri oldu hep. Akışını değiştirebildiğimiz, onunda katkıda bulunabildiği, istediğimiz kadar uzattabildiğimiz, kitaplardan sonra uykuya geçişdeki son durak masallarımız herşeyden önce bizimdi. Bu masalların içinde korku yoktu, endişe yoktu..Ve bu masalların hepsini Ege çok sevdi ama sanırım en sevdiği “Afacan Domuzlar” oldu. Masallarımla büyüyen oğlum şimdi okumayı öğrendi ve bu masalı kendisi seslendirmek istiyor.
www.hikayemasal.com ortaya nasıl çıktı? Masalları yazarken nelere dikkat ediyorsun? Neden sesli masal? Görme engelliler için de çok iyi bir fikir aslında onlarla görüşme imkanın oldu mu?
Kitap çıkardık ya kendimizi bir şey olduk sandık. Oysa her eli kalem tutanın bastırınca parasını bir kitabı olabiliyor;) İşe geri dönme arifesinde bir rahatsızlık yaşayınca uzunca bir süre evde kalmak zorunda kaldım. Zaten kitabımın çıkmasındaki en büyük etken de bu. İşe başlamış olsaydım muhtemelen fırsatım olmazdı. Her neyse evdeydim ve yoğun çalışan biri olarak bu boşluk bana fazla geliyordu. Aslında ilk önce masal kitabı çıkarmayı çok istemiştim ama resimli falan olunca maliyet artıyor. O yüzden de çıkaramamıştım. Biz de madem kitap yapamıyoruz bir blogda masallarımızı paylaşabiliriz diye düşündük. Biz dediğim eşim, ablam ve eşi. Ve sonuç ablamın eşinin büyük emekleri sayesinde www.hikayemasal.com oluştu. İlk başlarda kendim ve yakın arkadaşlarımın seslendirdiği masallarımı zamanla tanıdığım tanımadığım bir sürü kişi seslendirmeye başladı. Ve bu bana terapi gibi geldi. Neden sesli kısmına gelince. Ben de bir anneyim ve masal okumaktan veya anlatmaktan fenalık geldiği zamanlarım bolca. Öyle anlarda anne babaların imdatlarına yetişeyim istedim. Aslında ne yalan söyleyim görme engelliler hiç aklıma gelmedi. Bu da benim ayıbım. İlk aklıma düşüren sevgili Hande İpekgil oldu. Radyoda konuk ettiğinde beni, bu konuyu vurgulaması kafamda şimşekler çaktırdı. Aklıma düştü bir kere. Birşey yapmalıyım diye düşündüğüm bir anda bu defa da İMZA:BEN ile karşılaştım. Sevgili Banu Özkan Tozluyurt ve Esra Aylin Akalın’ın yürüttüğü “Kadın Mektupları” 3′lemesinin İMZA:KIZIN ve İMZA:KARIN’dan sonraki son ayağına yetişmek çok mutlu etti beni. Hemen yazdım mektubumu, gönderdim. Esra hanım bu seferki kitabın Türkiye Görme Özürlüler Kitaplığı (TÜRGÖK) yararına olacağını ve sonunda sesli kitap haline de getirileceğini, sesli masallarım için de kendileriyle iletişime geçebileceğini söyledi. Iyi ki de söyledi. Öyle güzel birşeye ortak olma şansı elde ettim ki anlatamam. Masallarımın bir kısmı ile 23 Nisan’da çocuklara vermek üzere CD hazırladılar ve tam 254 çocuğumuza hediye ettiler. Ve bunu benle doğumgünümde paylaştılar. Bugüne kadar doğum günümde aldığım en güzel hediye..Çok mutluyum çok. Bu arada İMZA:BEN çıktı, tüm kitapçılarda. İçinde benim de kendime yazdığım mektubum var.
Sitende sadece masallar yok bir de ana baba hikayeleri var. Onlar nasıl çıktı? Ve bu konuda bir hedefin var mı?
Ana baba hikayeleri de masallardan sonra çıktı. Madem çocuklara masal yazıyorum büyüklere neden olmasın dedim. Hedeflerimin arasında bu hikayeleri geliştirmek var. Anne ve babaları kendi hikayelerini yazmaya teşvik edebilirsem biz büyüklerinden de sıkıldıkları zaman okuyacakları hikayeleri olacak. Her bir hikaye aslında hepimizin hikayesi. Hepsinde kendimizden birşeyler bulacağımız aşikar.
Çalışan bir annesin, Ege ile birlikte olduğunuz zamanlar da neler yapıyorsunuz?
Ege ile neler yapmıyoruz ki. Eğer evdeysek en sevdiği şey lego oynamak. Kuralına göre planına baka baka yapmayı değil de hayal gücünü kullanarak yapmayı çok seviyor. Bu konuda çok da yaratıcı. Mükemmel şeyler çıkartıyor ortaya. Bunun dışında kutu oyunları oynuyoruz. Ailecek oynadığımızda keyfine diyecek olmuyor. Genelde babasıyla ama şimdilerde benimle de satranç oynamayı da seviyor. Oyun kurmak da çok hoşuna gidenler arasında. Bir de beraber yaptığımız kekler var. Kek yapmayı da çok seviyor ve çok zevk alıyor. Evden çıkacaksak eğer kapalı mekanları tercih etmiyoruz pek. Eymir bizim vazgeçilmezimiz. Orada bisiklet sürmeye ve balık ekmek yemeye bayılıyoruz. Çayır çimen her zaman tercihimiz.
En son olarakta 1Anne olarak anne ve anne adaylarına neler söylemek istersin?
Söyleyecek çok şey var, çok şey yok. Herşey o kadar çocuğa ve anneye özel ve değişken ki bu konuda ne desek boş. Ama 7 yıllık tecrübemle şunu diyebilirim ki sakin, sabırlı ve kararlı olduğunda bir çok şeyin üstesinden daha kolay geliyorsun. Gerçekten “Anne olunca her şey başka”ymış

——————————————————————————————————————-

Onlineanne ile röportaj

Ege’ye Sesli Masallar

Ege’ye Sesli Masallar—19 September 2013

Birbirimizi daha yakından tanıyalım, çocuklarımızın teknoloji kullanımı konusunda fikir alışverişinde bulunalım amaçlı söyleşilerimize ilginiz için çok teşekkür ediyoruz. Bugünkü konuğumuz Sesli Masallar sitesinin kurucusu Gülden Güler Sesli Masallar Güler’in Ege’si için doğmuş ve sonrasında tüm çocuklara hediye edilmiş. Bu sitede birbirinden değişik küçük masallara ister yazılı ister sözlü olarak ulaşabiliyorsunuz. Ayrıca dilerseniz siz de bu sitede masal seslendirebilirsiniz. Gerisini size Güler’in kendisi anlatıyor, bize zaman ayırdığı için kendisine çok teşekkür ediyoruz
Çocuklarımız ve teknoloji söyleşilerimize siz de katılmak isterseniz, kapımız herkese açık. Blogunuzun olması şart değil. Varsa teknoloji ve çocuklar konusunda olumlu ya da olumsuz söyleyecek sözünüz, bekleriz. “Teknolojiyi çocuğumun yanına yaklaştırmam”,”sosyal medya, blog falan işim olmaz” diyor da olabilirsiniz. Herkesin başımızın üstünde yeri var, sorularımızı cevaplamak için bize bir mail atın yeter. “Ne kadar farklı düşünce o kadar iyi” diyoruz…

1.Bize biraz kendinizden ve çocuğunuzdan bahseder misiniz? Sesli Masallar sitesinin kurucusu kimdir? Bugüne kadar neler yapmıştır? (çocuğunuzun yaşı, sınıfı vs)
Aslında Fizik Mühendisiyim.(Hacettepe Üni.) Mezun olduktan sonra birkaç sene devlette mühendislik yaptım. Ardından özel bir şirkette uzunca bir süre test mühendisi ve proje mühendisi olarak çalıştım. Şirketle yollarımız ayrıldığında yeni bir işe girme arifesinde bir rahatsızlık geçirdim ve iş hayatıma ara verdim. 2.5 sene olan bu arada en güzel şey şu an 6.5 yaşında olan oğlum Ege ile doya doya vakit geçirmemdi. Ege bu sene ilkokul 1. sınıfa başladı. Rotamız epey bir değişti. Temennimiz mutlu ve başarılı bir eğitim hayatı olması.
2. Ne zamandan beri siteniz var? Nasıl ve neden bu siteyi açtınız?
Sitemiz henüz çok yeni 1 yıl olmadı ama hikâyesi çok eskilere dayanıyor. Hamileliğimin başından beri Ege ile ilgili tuttuğum notlarımı kitap yapmaya karar verdim. Bu kararımı gerçekleştirip “Ege’nin Kitabı- Anne olunca her şey başka” adlı kitabım raflarda yerini bulunca başladı yeni maceram. Ege’ye küçüklüğünden beri anlattığım masalları derlemeye başladım. Baktım ki bu iş çok hoşuma gidiyor yazmaya devam ettim. Arkasından hikayemasal.com adlı sitemde masallarımı farklı seslerden sesli masal olarak paylaşmaya başladım. Böyle bir şey yapmamın nedeni internette bu tarz bir sitenin olmaması. Sesli masallar bolca var fakat hepsi birbirinin benzeri ve tekdüze. Masallarımın dışında bir de ana baba hikayelerim var. Bunları sadece yazılı olarak paylaşıyorum.

3. Hangi sıklıkta sitenizde masal veya hikaye paylaşıyorsunuz? Masallarınızda ve hikayelerinizde en çok hangi konulara /nelere önem veriyorsunuz?
Haftada en az 1 kez masal paylaşmaya çalışıyorum. Seslendirmek isteyen kişilerin sayısına ve benim yoğunluğuma göre bu değişiyor. Ana baba hikâyelerimdeki sıklık daha az. Ağırlıklı olarak sesli masallara yer veriyorum. Masallarımın konuları hayvanlar ve insanlar. Genel olarak gerçek yaşamdan yola çıkarak eğlenceli masallar yazmaya çalışıyorum. Hikâyelerim ise tamamen hayal ürünü. Kafamda kalan kırıntılardan gün ışığına çıkanlarla bir anne modeli veya baba modeli yaratıyorum.
4. Sosyal medyayı kendi siteniz açısından nasıl değerlendiriyorsunuz? Nasıl faydalanıyorsunuz?
Birçok insan sosyal medya sayesinde kitabımdan ve sitemden haberdar oldular. Bu nedenle sosyal medyanın yeri tartışılamaz ve doldurulmaz. Her türlü sosyal medyayı aktif olarak kullanıyorum ve sitemde yaptığım her hangi bir güncellemeyi muhakkak sosyal medyada paylaşıyorum.
5. Teknoloji ve çocuk konusuna nasıl bakıyorsunuz? Sizin televizyon dâhil teknoloji ile olan ilişkiniz nasıl?
Ben çocukların en azından okul çağına kadar elektronik aletlerden uzak durmalarından yanayım. Ne kadar geç o kadar iyi gibi geliyor bana ama hala taze anne sayılırım. O nedenle düşüncem doğru mu yanlş mı pek de emin değilim zira devir teknoloji devri.
6. Çocuklarınızın teknolojiyle arası nasıl? Evinizde televizyon, tablet, akıllı telefon bulunuyor mu?
Bu teknoloji aletlerinin hepsi evimizde olmasına rağmen, genelde Ege’yi uzak tuttuk.
7. Bunların kullanımına ilişkin kurallarınız var mı? Nelere dikkat ediyorsunuz? Öncelikleriniz bulunuyor mu?
Göz doktorunun tavsiyesi üzerine geçen seneye kadar bilgisayar ve tabletten uzak tuttuk.. Şu ana kadar en çok televizyonu aktif olarak kullandı. Genelde günde 2 saati geçmeyecek şekilde televizyon izliyor. Bilgisayar kullanımı hemen hemen hiç yok diyebiliriz. Yeni yeni kullanmaya başladı. Sanırım okula başlamasıyla da pekişecek. Tablet/cep telefonunda oyun oynamayı çok seviyor. 5 yaşından itibaren sınırlı olarak buna izin veriyoruz.
8. (Tablet vb varsa) En çok kullandığınız uygulamalar neler? Bu uygulamaları nasıl buluyorsunuz? (Televizyon: En sevdikleri çizgi filmler) (Web sitesi varsa En sevdikleri siteler
En çok youtube ve appstore kullanıyoruz. Oyun oynuyor, müzik dinliyor ya da çizgi film izliyor. Okulda da youtube kullandıkları için bu uygulamalarda çok kullanmadığı sürece bir sıkıntı görmüyorum. Takip ettiğimiz bir web sitesi yok ama bundan sonra sizin sitenizin de takipçisi olarak uygulamalarınızı kullanıyor olacağız. Televizyonda en çok sünger bob’ı seviyor. Onun dışında sinemadaki filmlerden gidemediklerimizi muhakkak evde izliyor.
9. Çocuklarınızla beraber teknoloji kullanma alışkanlığınız var mı?
Şu ana kadar çok olmadı ama arasıra babası ile tablette oyun oynuyor, benimle veya yalnız da video(müzik ya da çizgifilm) izliyor. Ama artık okullu ve birçok arkadaşı olacak bu anlamda gözü daha da açılacak diye düşünüyorum.
10. Okullarda tabletin daha geniş ve yaygın anlamda kullanılabileceğini düşünüyor musunuz? Sizce kullanılmalı mı?
İlkokul seviyesinde kullanılmasını doğru bulmuyorum. Zahmetli bir yol olan okuma yazma sürecinde kolaya kaçmanın yolunu göstermeye hiç gerek yok bence İlkokulda sadece öğretmen eşliğinde ve öğretmenin kullandığı haliyle tanışmalılar diye düşünüyorum. Kağıt konusunun, dokunmanın, sayfaları çevirmenin sevgiyle bir şeyler öğrenmede ilk adım olduğunu düşünüyorum. Geç kalınılır korkusundan uzağım ben, tek parmakla işleri halletmek zaten çok kolay.
11. Sizce gelecekte çocuklarımızın sosyal medya ve teknoloji ilişkisi nasıl olacak? Sizin olmasını hayal ettiğiniz ilişki biçimini tarif edebilir misiniz?
Zaman teknoloji açısından gerçekten çok hızlı ilerliyor. Çocuklar da bu hıza yetişmek için ne yapacaklarını şaşıracaklar gibi geliyor bana. Umarım öyle olmaz. Benim hayalim teknolojinin esiri olmadan doğru amaçlar için kullanmaları.
Çok teşekkürler,

Biz de çok teşekkür ediyoruz

Hakkımızda” üzerine bir düşünce

  1. Merhaba benim 5 yaşında ikiz oğulları var her akşam sizin hikaye lerinizi dinleyip uyuyorlar hikayelerin sonunda onlarinda isimlerini söylerseniz çok mutlu olurlar adları enes ve furkan şimdiden teşekkür ederim.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir